İçeriğe geç

Dünyanın yarısı hangi şehir ?

Dünyanın yarısı hangi şehir? (Cevabı ararken kendimi kaybettiğim bir günün hikâyesi)

İzmir’de yaşıyorum. 25 yaşındayım. Günün büyük kısmı “bugün ne yapıyorum ben?” sorusuyla geçiyor. Bir de üzerine internette dolaşırken karşıma çıkan şu cümle: “Dünyanın yarısı hangi şehir?”

İlk bakışta saçma gibi geliyor. Sonra bir duruyorsun. “Acaba var mı böyle bir şehir?” diyorsun. Sonra ikinci duruş geliyor: “Ben bu soruyu neden bu kadar ciddiye aldım?”

İşte benim hayatım biraz böyle çalışıyor.

Sabah uyanıyorum. Alarm çalıyor. Ama ben aslında alarmdan önce uyanmış oluyorum çünkü beynim zaten çalışıyor:

“Bugün ciddi olacağım.”

Beş saniye sonra:

“Dünyanın yarısı hangi şehir acaba?”

İzmir’de güneş var, deniz var, martılar var… ama benim kafamda Google Chrome’da 37 sekme açık ve bir tanesi sürekli şu soruyu döndürüyor.

“Dünyanın yarısı hangi şehir?” sorusunun zihinde açtığı portal

Hoş geldiniz! Vertigoo olarak bu yazımızda “Dünyanın yarısı hangi şehir” hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıyoruz.

Bu soruyu ilk gördüğümde ciddi ciddi düşündüm. Yani öyle “haha komikmiş” deyip geçmedim. Hayır. Ben oturup düşündüm.

İç ses:

— “Böyle bir şehir yok.”

Ben:

— “Emin misin?”

İç ses:

— “Eminim.”

Ben:

— “Peki neden böyle hissediyorum?”

İşte problem burada başlıyor.

İzmir’de büyümüş biri olarak şunu fark ettim: Biz bazı soruları ciddiye almaya çok yatkınız. Mesela biri “bir şey olur mu?” dediğinde, biz 14 farklı senaryoyu simüle ediyoruz. O yüzden “Dünyanın yarısı hangi şehir?” sorusu da bende kısa devre yaptı.

Bir an New York dedim. Sonra Tokyo. Sonra İstanbul. Sonra durdum:

“Ben ne yapıyorum?”

İzmir’den bakınca dünya nasıl görünüyor?

İzmir’de hayat biraz garip akıyor. Sabah simit alırken güneş gözünü alır, öğlen “bugün verimli olacağım” dersin, akşam sahilde oturup “hayat neden böyle?” diye sorgularsın.

Ve bu döngü içinde beynin sana saçma sorular fırlatır.

Mesela:

“Dünyanın yarısı hangi şehir?”

“Ben gerçekten kahve içmek için mi yaşıyorum?”

“Kargolar neden hep ben duş alırken gelir?”

Bu soruların hepsi aynı kategoride aslında: cevabı yok ama düşünmesi eğlenceli.

Bir gün arkadaş grubuna bunu sordum:

— “Bence dünyanın yarısı bir şehir olsaydı neresi olurdu?”

Arkadaş 1:

— “İstanbul.”

Arkadaş 2:

— “New York.”

Arkadaş 3:

— “Abi aç mısın sen?”

Ve sohbet orada bitti.

Ama benim içimde başlamıştı.

Şehirleri dünya yarışı gibi düşünmek

Beynim bazen şehirleri futbol takımı gibi kıyaslıyor. İstanbul “çok kalabalık”, Tokyo “çok düzenli”, Londra “çok sisli ama havalı”.

Ama sonra garip bir düşünce geliyor:

“Eğer dünya ikiye bölünseydi, yarısı hangi şehir olurdu?”

İşte bu noktada zihnim aşırı yaratıcı ama tamamen işe yaramaz bir moda geçiyor.

1. İstanbul hipotezi

İç ses:

— “İstanbul olabilir.”

Ben:

— “Neden?”

İç ses:

— “Çünkü herkes orada.”

Mantıklı gibi. Ama sonra şöyle bir şey geliyor aklıma: Dünya zaten tek şehir değil ki. İstanbul’u büyütmek dünyayı çözmüyor, sadece trafik sıkışıklığını evrene yayıyor.

2. Tokyo teorisi

Tokyo’yu düşünüyorum. Düzen, teknoloji, disiplin…

Sonra kendime bakıyorum: Sabah çorap bulamayan bir insanım.

Tokyo benim için “dünyanın yarısı” değil, “hayatımı düzene sokabileceğim ama asla sokamayacağım şehir” gibi.

3. İzmir romantizmi

Bir an duruyorum.

“Ya dünyanın yarısı İzmir olsaydı?”

Sonra gülüyorum.

Çünkü İzmir olsa dünya:

Daha rahat olurdu

Herkes “yarın yaparız” derdi

Trafik bile sakin agresif olurdu

Ama dürüst olalım, dünya yarı İzmir olamaz. Çünkü herkes sahilde oturup dünyayı izlerdi, kimse yönetmezdi.

Gündelik hayatın içinde kaybolan büyük sorular

Bir gün marketteyim. Elimde yoğurt. Kasada bekliyorum.

Önümde biri telefonla konuşuyor:

— “Dünyanın yarısı hangi şehir biliyor musun?”

Beynim direkt alarm veriyor.

İç ses:

— “Bak işte! Bu evrensel bir soru!”

Ama sonra fark ediyorum ki adam sevgilisine konum atarken yanlışlıkla başka bir şey söylüyor.

Hayat böyle. Büyük sorular bazen sadece yanlış anlaşılma.

Market kuyruğunda felsefe yapmak

Kasada beklerken insanın zihni çok değişik yerlere gidiyor.

Ben o an şunu düşündüm:

“Dünyanın yarısı bir şehir olsaydı, orada yoğurt fiyatları ne olurdu?”

Evet, bunu düşündüm.

Sonra kasiyer:

— “Kredi kartı mı nakit mi?”

Ben:

— “Ben kimim?”

“Dünyanın yarısı hangi şehir?” sorusunun psikolojik etkisi

Bu sorunun asıl olayı şehir değil aslında. Sorunun kendisi.

Çünkü insan bazen anlam aramıyor, sadece zihnini oyalamak istiyor.

Benim durumumda bu şöyle çalışıyor:

Fazla düşünme modu

Anlamsız bağlantılar kurma

Kendine gülme

Sonra tekrar düşünme

Mesela yürürken bir anda:

“Dünyanın yarısı hangi şehir?”

“Ben niye yürüyorum?”

“Adımlarım otomatik mi?”

İç sesim bazen bana sinirleniyor:

— “Bir sus artık.”

Ama susmuyorum.

Arkadaş ortamı testi

Bir gün yine sordum:

— “Sizce dünyanın yarısı hangi şehir?”

Arkadaş 1:

— “Abi neden böyle sorular soruyorsun?”

Arkadaş 2:

— “İstanbul dedik ya zaten.”

Arkadaş 3:

— “Senin beynin fazla boş zaman bulmuş.”

Haklı olabilirler.

Ama ben yine de düşündüm.

Şehirler aslında neyi temsil ediyor?

Zamanla şunu fark ettim: “Dünyanın yarısı hangi şehir?” sorusu aslında şehirle ilgili değil.

Bu soru şunu soruyor gibi:

Dünya nereye sığar?

İnsan kalabalığı nerede yoğunlaşır?

Biz aslında nerede yaşıyoruz?

Ama ben bunu daha basit yaşıyorum:

“Bu kadar düşünceyi nereye koyacağım?”

Kendi içimde kurduğum şehir

Bazen gözlerimi kapatıyorum ve hayali bir şehir kuruyorum.

Adı yok. Ama özellikleri var:

Kahveler ucuz

Trafik yok

İnsanlar acele etmiyor

Herkes arada kayboluyor ama mutlu

Sonra gözlerimi açıyorum.

İzmir.

Aslında zaten oradayım.

Bu içeriğimizin sonuna geldik. Vertigoo olarak “Dünyanın yarısı hangi şehir” hakkındaki sorularınızı yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Sonuç yok, çünkü soru bitmiyor

Sizin İçin Seçtik: Doğal koruyucu nedir ?

“Dünyanın yarısı hangi şehir?” sorusunun net bir cevabı yok. Ama garip bir şekilde bu sorunun kendisi insanı meşgul ediyor.

Ben hâlâ bazen yürürken düşünüyorum:

Tokyo mu?

İstanbul mu?

New York mu?

Yoksa hiçbir şehir mi?

Sonra bir martı sesi geliyor İzmir’de. Başımı kaldırıyorum. Güneş var. İnsanlar var. Hayat var.

Ve iç sesim son kez konuşuyor:

— “Boş ver.”

Ama ben biliyorum ki yarın yine aynı soruyu düşüneceğim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://akdabilisim.net https://tepi.com.tr https://sere.com.tr Sitemap
grandoperabet resmi sitesitulipbetgiris.org