İzmir’de Bir Sabah ve Hayatın “Önleme” Ayarları
Daha Fazlası İçin: Mimari tasarım tarzları nelerdir ?
İzmir sabahı dediğin şey biraz kararsızdır. Güneş var mı yok mu belli değil ama insan yine de tişörtle çıkmayı dener. Sonra rüzgâr bir anda “ben buradayım” deyip kulakları yoklar. İşte tam o an, hayatın kendisi sana küçük bir ders verir: bazı şeyler olmadan önce önlem almak gerekir.
Ben de o sabahlardan birinde Kordon’a doğru yürürken şunu düşündüm: İnsan hayatı aslında sürekli bir “keşke önceden yapsaydım” döngüsü. Cüzdanı unutmak, şarj aletini evde bırakmak, sınavdan bir gün önce çalışmaya başlamak… Ve tüm bu karmaşanın içinde aslında düzenli bir sistem var: Birincil, ikincil ve üçüncül önleme stratejileri nelerdir? sorusunun hayatın tam ortasında durması.
Tabii o an bunu düşünürken martı bana bakıp simitimi çaldı. Belki de hayatın ilk önleme başarısızlığı buydu.
Birincil Önleme: Sorun Daha Ortaya Çıkmadan Müdahale Etmek
Birincil önleme, olaylar başlamadan önce devreye giren akıllı versiyonumuz gibi. Ama o akıllı versiyon genelde biz değiliz, daha disiplinli bir evrende yaşayan başka bir “biz”.
Birincil önleme dediğimiz şey aslında “keşke bunu yapmasaydım” dememek için yapılan her şeydir.
Örneğin:
Sigara hiç başlamasın diye bilinçlendirme
Sağlıklı beslenme alışkanlıkları
Spor yapmak
Trafikte emniyet kemeri takmak
Güneş kremi sürmek (İzmir’de bunu yapmayan zaten cesur değil, biraz unutkan)
Geçen yaz arkadaşım Emre ile Çeşme’ye gitmiştik. Emre “ben bronzlaşmam, direkt yanarım” demişti. Güneş kremi sürmedi. Üç saat sonra plajdan dönen biri değil, haşlanmış domates gibi bir şeydi. İşte bu tam olarak birincil önlemin önemini anlatıyor.
Ben ise krem sürmüştüm ama sadece yüzüme. Vücudumla yüzüm arasında sosyal sınıf farkı oluştu.
Günlük Hayatta Birincil Önleme Komedisi
Birincil önleme aslında teoride çok mantıklı ama pratikte biz insanlar biraz “deneyerek öğrenme” taraftarıyız.
Mesela ben:
“Daha sağlıklı besleneceğim.”
Sonra gece 02.30:
– “Bir dilim daha pizza zarar vermez.”
– İç ses: “Bu cümle tarihte hiç doğru çıkmadı.”
Ama yine de birincil önleme, hayatın temel sigortasıdır. Çünkü bazı şeyler olduktan sonra geri dönüşü yoktur. Güneş yanığı gibi. Ya da 20 sayfalık ödevi son geceye bırakmak gibi.
İkincil Önleme: Sorunu Erken Yakalamak
İkincil önleme biraz daha “detektiflik” işidir. Olay olmuş ama biz daha yeni fark ediyoruz. Ama erken yakalarsak büyümeden çözebiliriz.
Sağlıkta bunun örneği:
Erken teşhis
Tarama testleri
Düzenli kontroller
Hayatta ise:
Banka hesabını kontrol etmek (özellikle “ben bunu harcamadım” evresine gelmeden)
Vücutta garip bir şey fark edince doktora gitmek
İlişkide ilk kırmızı bayrakta “yok ya öyledir” dememek
İkincil önlemeyi ben en çok “internette belirti arama sendromu” ile öğrendim.
Bir gün başım ağrıdı.
Google:
– “Baş ağrısı”
– 3 dakika sonra:
– “Muhtemel tanılar: stres, susuzluk, evrenin sonu”
Ben:
– “Tamam su içiyorum, dramatize etmeyelim.”
İşte ikincil önleme burada devreye giriyor: erken fark edip abartmadan müdahale etmek.
İzmir Usulü İkincil Önleme
İzmir’de ikincil önleme biraz daha sosyal bir versiyon.
Arkadaşın sana der ki:
– “Sende bir gariplik var.”
Sen:
– “Yok ya iyiyim.”
Ama içten içe:
– “Acaba gerçekten garip miyim?”
Sonra üç gün sonra doktora gidersin ve doktor der ki:
– “Hiçbir şeyin yok.”
Sen:
– “Ben zaten öyle demiştim.”
Ama işte önemli olan o üç gün içinde büyümeden fark etmektir.
Üçüncül Önleme: Hasar Olduktan Sonra Hayatı Toparlamak
İşte burası gerçekçilik bölgesi. Çünkü hayat bazen kaçınılmaz olarak bir şeyleri bozar. Üçüncül önleme, hasar olduktan sonra yaşam kalitesini yeniden yükseltmek için yapılır.
Yani olay şu:
“Oldu… peki şimdi ne yapıyoruz?”
Sağlıkta:
Rehabilitasyon
Fizik tedavi
Kronik hastalık yönetimi
Hayatta:
Kalp kırıklığı sonrası “ben zaten iyiyim” demek ama Spotify’da hüzünlü playlist açmak
Sınavdan düşük not aldıktan sonra “gelecek dönem toparlayacağım” demek
Spor salonuna yazılıp sadece iki hafta gitmek ama yine de kendini “aktif birey” saymak
Geçen yıl dizimi sakatladım. Doktor dedi ki:
– “Dinleneceksin.”
Ben:
– “Ben zaten ruhen dinleniyorum.”
Ama gerçek dinlenme öyle olmuyormuş. Üçüncül önleme tam olarak burada devreye giriyor: zarar sonrası adaptasyon.
İç Sesle Üçüncül Önleme
Bazen insan kendiyle pazarlık yapar:
– “Artık düzenli spor yapacağım.”
– “Dün de aynısını demiştin.”
– “O dünün beniyim, gelişmiş versiyonum geldi.”
Ama sonra Netflix:
– “Bir bölüm daha?”
Ve üçüncül önleme yine ertelenir.
Birincil, İkincil ve Üçüncül Önleme Stratejileri Nelerdir? Günlük Hayat Versiyonu
Bu kavramları akademik kitaplardan okuduğunda biraz ciddi durur ama aslında hayatın tam içindedir.
Birincil önleme:
– Sorun hiç olmasın diye yaptıkların.
İkincil önleme:
– Sorunu erken yakaladıkların.
Üçüncül önleme:
– Sorun olduktan sonra toparlamaya çalıştıkların.
Ben bunu bazen şöyle özetliyorum:
Birincil: “Yapmasak mı?”
İkincil: “Yaptık galiba… bir bakalım”
Üçüncül: “Neyse artık bununla yaşayacağız”
İzmir Trafiği Üzerinden Mini Analiz
Sabah Konak tarafında trafik varsa:
Birincil önleme:
– Evden erken çıkmak
İkincil önleme:
– Trafiğe girince alternatif yol bulmak
Üçüncül önleme:
– “Zaten geç kaldım” deyip kahve almak
Ve evet, üçüncüsü İzmir’de en çok uygulanan strateji olabilir.
Hayatın İçinde Önleme Stratejileri: Küçük Ama Kritik Anlar
1. Sağlık
Birincil: Spor + dengeli beslenme
İkincil: Check-up
Üçüncül: Hastalık sonrası yaşam düzeni
Ama dürüst olalım, çoğumuz:
– “Spor yapacağım”
– 3 gün sonra: “Yarın başlıyorum”
2. Eğitim
Birincil: Düzenli çalışma
İkincil: Deneme sınavları
Üçüncül: Bütünleme kurtarma operasyonu
3. Sosyal hayat
Birincil: Sağlıklı ilişkiler
İkincil: Sorunları erken fark etmek
Üçüncül: “Kopmuş ama hâlâ story bakıyoruz” dönemi
Kendi Hayatımdan Küçük Bir Ders
Geçenlerde evde dolabı açtım, içinde 3 tane bitmiş yoğurt vardı.
İç ses:
– “Bunu ne zaman aldın?”
– “Bilmiyorum ama gelecekteki ben halleder diye düşünmüş olabilirim.”
İşte bu tam birincil önleme eksikliği.
Sonra markete gittim, yoğurt aldım. Bu ikincil önleme sayılır mı bilmiyorum ama en azından durum kurtarıldı.
Sonuç Gibi Durmayan Bir Gerçek
Hayat aslında sürekli bir denge oyunu. Bazen önceden düşünmek işe yarıyor, bazen sonradan toparlamak zorunda kalıyoruz. Ama en önemlisi, bu üç katmanı fark etmek.
Birincil, ikincil ve üçüncül önleme stratejileri nelerdir? sorusu sadece sağlık kitaplarında değil, sabah kaçta uyanacağımızdan akşam ne yiyeceğimize kadar her yerde karşımıza çıkıyor.
Ve belki de en komiği şu: Hepimiz biliyoruz ama yine de bazen güneş kremi sürmeyi unutuyoruz.
Vertigoo okurlarıyla “Birincil, ikincil ve üçüncül önleme stratejileri nelerdir” konusunu paylaşmak gerçekten güzeldi. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere!