Marmaray deniz altı kaç km? İstanbul’da Bir Hat Üzerinden Toplumsal Eşitliği Okumak İstanbul’da yaşayan biri için Marmaray sadece bir ulaşım hattı değil; günün temposunu, insanların birbirine karışma biçimini ve şehrin görünmeyen sosyal katmanlarını da taşıyan bir damar gibi. “Marmaray deniz altı kaç km?” sorusu ilk bakışta teknik bir merak gibi duruyor ama biraz derinleştikçe, bu sorunun şehirdeki eşitsizlikleri, erişilebilirliği ve farklı yaşam deneyimlerini anlamak için iyi bir başlangıç noktası olduğunu fark ediyorsunuz. Teknik cevabı en baştan söylemek gerekirse: Marmaray’ın Boğaz’ın altından geçen deniz altı kısmı yaklaşık 1.4 kilometre uzunluğundadır. Bu kısım, İstanbul Boğazı’nın iki yakasını birbirine bağlayan batırma tüp tünel…
Yorum BırakZihin Molası Yazılar
Çok Üzülünce Vücutta Neler Olur? Duygusal Acının Beden Üzerindeki Psikolojik İzleri İnsan davranışlarının ardındaki görünmeyen süreçleri düşündüğümde, beni en çok etkileyen konulardan biri duyguların bedenle kurduğu karmaşık ilişki oluyor. Bir insan neden derin bir üzüntü yaşadığında yalnızca zihinsel olarak değil, fiziksel olarak da değişir? Neden bazı haberler karşısında göğsümüzde ağırlık hisseder, enerjimiz azalır ya da günler boyunca bedenimiz sanki yoğun bir yük taşıyormuş gibi davranır? Üzüntü, yalnızca “kötü hissetmek” değildir. Beynin değerlendirme sistemlerinden hormon dengesine, bağışıklık tepkilerinden sosyal davranışlara kadar birçok alanı etkileyen çok katmanlı bir deneyimdir. Çok üzülünce vücutta neler olur sorusu aslında insanın düşünce, duygu ve beden arasındaki…
Yorum BırakKoyunlar Kaç Ayda Koça Gelir? Koyun Dünyasının Sessiz Aşk Takvimi İzmir’de sabah kahvesini alıp sahilde yürüyen birinin kafasında genelde ne olur? Kimi işini düşünür, kimi hayatını sorgular, kimi de “Acaba bu ay faturalar nasıl gelecek?” diye içinden küçük çaplı bir hesap makinesi çalıştırır. Benim gibi fazla düşünen ama bunu espriyle saklamaya çalışan insanların zihni ise bazen hiç beklenmedik yerlere gider. Mesela bir gün arkadaş ortamında konu dönüp dolaşıp koyunlara geldiğinde herkes gülerken ben ciddi ciddi “Acaba koyunlar kaç ayda koça gelir?” sorusunun cevabını merak ederken bulabilirim kendimi. “Sen de her şeyi araştırıyorsun,” der arkadaşım. “Ne yapayım? Dün kahvaltıda peynirin nereden…
Yorum Bırak“Koyun eti nasıl bir ettir” konusunda doğru bilgiye ulaşmak isteyenler için kapsamlı bir içerik hazırladık. Koyun Eti Nasıl Bir Ettir? Sevabı da Eleştirisi de Bol Bir Lezzetin Gerçek Yüzü Koyun eti hakkında konuşurken herkesin söyleyecek bir sözü vardır. Kimi için çocukluk sofralarının vazgeçilmezidir, kimi için ağır kokusu nedeniyle mutfağa bile yaklaşmaması gereken bir ettir. Açıkçası koyun eti biraz tartışmalı bir karaktere sahiptir. Ne tamamen göklere çıkarılacak kadar kusursuzdur ne de bazı insanların anlattığı gibi “zor yenilen, eski moda bir et” olarak kenara atılacak kadar değersizdir. Bence koyun etinin en büyük meselesi kendisi değil, ona nasıl yaklaştığımızdır. Çünkü bu et doğru…
Yorum BırakKoster nedir denizcilikte? Deniz taşımacılığının görünmeyen yüzüne toplumsal bir bakış Denizcilik denildiğinde çoğu kişinin aklına büyük konteyner gemileri, okyanus aşırı yolculuklar veya dev liman operasyonları gelir. Oysa deniz taşımacılığının günlük hayatımıza dokunan daha küçük ama oldukça önemli bir alanı vardır: koster taşımacılığı. “Koster nedir denizcilikte?” sorusu aslında yalnızca bir gemi türünü öğrenme meselesi değildir. Bu kavram, kıyı kentlerinin ekonomisinden emek ilişkilerine, çalışma koşullarından toplumsal cinsiyet eşitsizliğine kadar birçok konuyla bağlantılıdır. İstanbul’da yaşayan biri olarak denizle kurduğumuz ilişkinin ne kadar güçlü olduğunu her gün görüyorum. Sabah işe giderken vapurda, kıyıda yürürken ya da liman çevresinden geçerken denizin yalnızca bir ulaşım alanı…
Yorum BırakKorunması Hakkı Ne Demek? Sabah işe giderken metroda kalabalığın içinde sıkışmış haldeyken bazen düşünüyorum: “Benim gerçekten korunan şeylerim neler?” Cüzdanım mı, telefonum mu, yoksa daha görünmez ama çok daha önemli olan haklarım mı? İşte tam da bu noktada korunması hakkı ne demek sorusu gündeme geliyor. Aslında bu ifade tek bir şeye indirgenemiyor; insanın yaşamını güven içinde sürdürebilmesi için sahip olduğu temel hakların, hukuk ve toplum tarafından güvence altına alınmasını anlatıyor. Günlük hayatta çoğu zaman fark etmeden kullandığımız bir kavram bu. Bir ürün aldığımızda ayıplı çıkarsa iade edebilmemiz, kişisel bilgilerimizin izinsiz kullanılmaması, hatta sokakta temel güvenlik içinde yürüyebilmemiz bile bu çerçevenin…
Yorum BırakKoruma güvenlik memuru resmi tatillerde çalışabilir mi? Günümüzden geleceğe uzanan bir bakış Sevgili Vertigoo ziyaretçileri, bugün “Koruma güvenlik memuru resmi tatillerde çalışabilir mi” konusunda bilinmesi gerekenleri ele alıyoruz. Ankara’da yaşayan 28 yaşında biri olarak, hayatımın önemli bir kısmı mesai kavramı etrafında dönüyor. Özellikle güvenlik sektörü gibi sürekli dikkat, sorumluluk ve fiziksel varlık gerektiren işlerde “tatil” kelimesi çoğu zaman sadece takvimde kalan bir işaret gibi hissediliyor. Son yıllarda çevremde çalışan koruma ve güvenlik görevlileriyle daha fazla konuşmaya başladıkça aklımda sürekli aynı soru dönüp duruyor: Koruma güvenlik memuru resmi tatillerde çalışabilir mi? Bu soru sadece bugünün çalışma düzenini değil, önümüzdeki 5-10 yıl…
Yorum BırakKorele takibi nedir? Ankara’da sabahları metroya bindiğimde aynı sahne tekrar eder: insanlar yarı uykulu, kulaklıklar takılı, herkes kendi ekranına gömülmüş. Ben de çoğu zaman telefonumdan veri setlerine bakarken bulurum kendimi. Ekonomi okumuş biri olarak sayılarla kurduğum ilişki biraz hastalık gibi diyebilirim; bir şeyin neden olduğunu anlamadan rahat edemem. İşte bu merakın içinde en çok karşıma çıkan kavramlardan biri de “korele takibi” oldu. İlk duyduğumda kulağa teknik, biraz da soğuk gelmişti. Ama içine girdikçe aslında günlük hayatın tam ortasında duran, çoğu zaman fark etmeden kullandığımız bir düşünme biçimi olduğunu gördüm. Korele takibi nedir sorusuna en basit cevap şu: iki veya daha…
Yorum BırakMerhaba sevgili okurlar, Vertigoo ile birlikte Odak açık olunca ne olur konusuna yakından bakıyoruz. Geçmişi anlamak, bugünün zihnini çözümlemenin en içten yollarından biridir. Odak Açık Olunca Ne Olur? Tarihsel Bir Kavramın İzinde “Odak açık olunca ne olur?” sorusu yalnızca bireysel dikkat süreçlerini değil, toplumların dünyayı nasıl algıladığını da anlamak için güçlü bir anahtar sunar. Tarih boyunca “odak”, kimi zaman tek bir hakikate kilitlenmiş dar bir bakış, kimi zaman ise çoklu anlam katmanlarına açılan geniş bir algı alanı olarak şekillenmiştir. Bu değişim, yalnızca düşünce tarihini değil, siyasal yapıları, üretim biçimlerini ve kültürel dönüşümleri de belirlemiştir. belgelere dayalı okumalarda görüldüğü üzere, “odak”…
Yorum BırakHangi Atıklar Çöpe Atılmaz? İnsan Zihninin Görünmeyen Karar Mekanizmaları İnsan davranışlarını anlamaya çalışırken en çok dikkat çeken şey, çoğu kararın “bilgi eksikliğinden” değil, zihinsel kısayollardan doğmasıdır. Atıkların nereye atılacağı gibi gündelik görünen bir mesele bile, aslında bilişsel süreçlerin, duygusal tepkilerin ve sosyal etkilerin kesiştiği karmaşık bir alan yaratır. Bu konuya bakarken kendimi çoğu zaman tek bir sorunun etrafında düşünürken buluyorum: Bir şeyin “çöp” olup olmadığına gerçekten kim karar veriyor? Bilgi mi, alışkanlık mı, yoksa başkalarının ne yaptığı mı? Bilişsel Psikoloji Boyutu: Zihnin Kestirme Yolları ve Atık Algısı İnsan zihni sürekli karar vermek zorundadır ve bu kararların büyük kısmı otomatikleşmiş şemalarla…
Yorum Bırak