İmçerket Nedir? Bir Yolculuk, Bir Duygu
Kayseri’nin soğuk sabahlarından birinde, bir kafede oturmuş, günlüğüme yazarken, aklımda sadece bir şey vardı: İmçerket. İnsanın hayatındaki en küçük detaylar, bazen en büyük anlamları taşır. O an, kafemin penceresinden dışarı bakarken, gözlerim birdenbire belirsiz bir noktaya kaydı. Kalbim hızla çarpmaya başladı. Bu yazıyı yazarken, yalnızca “İmçerket nedir?” diye düşünüyordum ama bir yandan da anlamaya çalışıyordum. Bu kelimenin ne kadar derin ve özel bir şey olduğuna inandım. Duygularım ne kadar karmaşık olsa da, onu açıklamak için belki de en doğru anı yakalamıştım. Her şey, bir günlüğün içinde nasıl bulduğumuzu ya da kaybettiğimizi yazarken başlar.
O Güne Geri Dönüş: Bir Buluşma
Bir hafta önce, bir arkadaşımla buluşmak için Kayseri’nin merkezindeki en sevdiğimiz kafeye gitmiştik. O gün, havadaki kış soğuğuna rağmen içimde bir sıcaklık vardı. Konuştukça bir şeylerin değişeceğini hissediyordum. Bir süre sonra konu “İmçerket”e geldi. O kadar garip bir kelimeydi ki; ilk başta anlamını sormadım. Yalnızca karşımdaki kişinin bu kelimeyi söyleyişindeki heyecanı ve huzuru gözlemledim. Bunu duyduğumda sanki bir film sahnesindeymişim gibi, beynim aniden başka bir yere kaydı. İçimde o kadar fazla duygu vardı ki, heyecandan titriyordum. Bu kelimenin, o kadar doğal bir şekilde ruhuma dokunduğunu fark ettim.
Bana, “İmçerket, hayatındaki her şeyin doğru olduğunu hissettiğin anı ifade eder” dedi. O an, dünyadaki her şeyin yerli yerine oturduğu bir zaman diliminde olduğumu düşündüm. Çünkü ne kadar da ihtiyacım vardı o huzur veren anlara. İmçerket, o anı yakaladığında, dünyayı, kalbini ve çevrendekileri tam olarak yerli yerine koyma duygusunu simgeliyordu.
İçimdeki küçük çocuğa dönüp, “Ama bunu nasıl hissedebilirim?” diye sordum. Arkadaşımın gözlerinde beliren o derin bakışı gördüm. Bazen bir insanın gözlerinde tüm hayatını okuyabilirsin. Gözleri bana, “Bunu ancak yaşadığın zaman anlayabilirsin” dedi.
Hayal Kırıklığı ve Umut
Bir hafta sonra, Kayseri’nin o tipik gri havasına alışmıştım ve o günkü buluşmadan bir hafta sonra tekrar o kafedeydim. O anki duygum tamamen farklıydı. Üzgün, kaybolmuş ve kalbim kırık bir şekilde oturuyordum. O gün, eski bir arkadaşım beni hayal kırıklığına uğratmıştı. Birçok konuda belirsizdi; birbirimizi anlamıyorduk. Sanki her şey ters gidiyordu. Her şey sarmala girmişti.
Ve o an, “İmçerket”i hatırladım. O kelimeyi, o anı… O sıcak hisleri yeniden hissetmek istedim. Bu anı düşündükçe, içimde kaybolan umutları yeniden yakalama isteğiyle doluyordum. İmçerket, bir kez daha bana ışık tutmuştu. O an, sadece bir kelime değildi, bir yolculuktu. Kendimi bulma yolculuğuydu, hayatımda kaybolduğum yerleri tekrar keşfetme yolculuğuydu. Hayal kırıklığımdan sonra, içimdeki karanlık duyguların üzerine umut ve sevgi ekledim.
Bir hafta önceki gibi sıcaklık hissetmeye başladım. O duyguyu, her şeyin yerli yerine oturduğu, her şeyin yolunda gittiği anı yeniden arzuladım. Kafemin penceresinden dışarı baktığımda, Kayseri’nin soğuk sokaklarında bir umut ışığı aramaya başladım. Bir şeylerin değişebileceğini, hayatın bana beklediğim anı, İmçerket’i getirebileceğini düşündüm.
İmçerket: Bir Kez Daha…
Hayal kırıklıklarını bir kenara bırakıp, geçmişin ve geleceğin ağırlığından kurtulmaya başladım. İçimdeki kalp, yeniden gülümsedi. O anı beklemek, o anın içinde kaybolmak, bazen insanın hayata karşı tutumunu değiştiriyor. Belki de hep aradığımız, İmçerket anlarını yaşamak için, öncelikle hayatın iniş çıkışlarına katlanmak gerekiyor.
Bir sabah, güneş tam da parlamaya başlamışken, aynı kafeye tekrar oturdum. Artık tek bir şey vardı kafamda: Bu anı yakalamak. O gün, sadece kafemi değil, içimdeki tüm kaybolmuş duyguları yeniden keşfetmeye başladım. O anı yaşadım ve içimde bir şeyler yerine oturdu. İmçerket işte böyle bir şeydi. Bir kelime gibi, ama çok daha fazlası.
Sonuç: İmçerket İçimde
İmçerket nedir diye soranlara, artık net bir cevabım var: O, hayatın doğru olduğu anın hissedilmesidir. Bu kelime, belki de aslında herkesin içinde bulunan ama bir türlü fark edilemeyen bir huzurun ifadesidir. O anı yaşadığınızda, her şeyin yolunda olduğunu hissedersiniz. Ve ben, o anı sadece kelimelerle tanımlamıyorum. Çünkü İmçerket, bir deneyimdir; tıpkı bir duygunun kalpte yankı bulması gibi.
Kayseri’nin soğuk sokaklarında kaybolan bir ruh, kafede sıcak bir kahveyle tekrar bulur ya da hayal kırıklığına uğrayan bir kalp, umutla yeniden uyanır. İşte İmçerket budur. Kendi yolculuğumda, hep o anı arıyorum.